Sureler ve Ayetler

Kâria Suresi Okunuşu, Türkçe Meali ve Diyanet Tefsiri

Kâria Suresi okunuşu, Türkçe meali, anlamı ve Diyanet tefsiri. Kâria Suresi Arapça yazılışı, Hâviye ateşi ve sıkça sorulan sorular içeren ansiklopedik rehber.

Kâria Suresi Okunuşu, Türkçe Meali ve Diyanet Tefsiri

Kur’an-ı Kerim’in 101. suresi olan Kâria Suresi, Mekke döneminde nazil olmuştur ve 11 ayetten oluşmaktadır. Sure, adını ilk ayetinde geçen ve kıyametin dehşetini anlatan bir isim olan “el-Kâria” kelimesinden alır. Kâria, kelime anlamı itibarıyla “kapıyı şiddetle çalan, çarpan, yürekleri hoplatan” demektir. Bu mübarek sure, evrenin mevcut dengesinin altüst olacağı o büyük kozmik kırılma anını tasvir eder. İnsanlığın mahşer meydanındaki psikolojik durumunu ve amellerin ilahi terazide (mizan) tartılacağı o kaçınılmaz anı net hatlarla ortaya koyan bu sarsıcı sureyi tüm boyutlarıyla şerh ediyoruz.

Kâria Suresi Arapça Yazılışı, Okunuşu ve Türkçe Anlamı

Aşağıda, Kâria Suresi’nin tüm ayetlerini orijinal Arapça metni, Latin harfleriyle transkripsiyonlu okunuşu ve Diyanet Vakfı onaylı Türkçe mealiyle birlikte tek bir mimari yapıda bulabilirsiniz. SEO uyumluluğu yüksek bu görsel düzen, mobil ve masaüstü tarayıcılarda kusursuz listelenir.

الْقَارِعَةُ
1. El kâriah.
Meali: Yürekleri hoplatan büyük felaket (kıyamet)!

مَا الْقَارِعَةُ
2. Mel kâriah.
Meali: Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?

وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْقَارِعَةُ
3. Ve mâ edrâke mel kâriah.
Meali: O yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?

يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ
4. Yevme yekûnun nâsu kel ferâşil mebsûs.
Meali: O gün insanlar, etrafa saçılmış pervaneler (kelebekler) gibi olurlar.

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِ
5. Ve tekûnul cibâlu kel ıhnil menfûş.
Meali: Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur.

فَأَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ
6. Fe emmâ men sekulet mevâzînuh.
Meali: İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelirse,

فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَاضِيَةٍ
7. Fe huve fî îşetin râdıyeh.
Meali: O, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.

وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ
8. Ve emmâ men haffet mevâzînuh.
Meali: Fakat kimin de tartıları hafif gelirse,

فَأُمُّهُ هَاوِيَةٌ
9. Fe ummuhû hâviyeh.
Meali: Onun anası (sığınacağı yer) Hâviye’dir.

وَمَا أَدْرَاكَ مَا هِيَهْ
10. Ve mâ edrâke mâ hiyeh.
Meali: O Hâviye’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?

نَارٌ حَامِيَةٌ
11. Nârun hâmiyeh.
Meali: O, kızgın bir ateştir.

Kâria Suresi Geniş Tefsiri ve Amellerin Tartılması

Kâria Suresi, hitap ettiği sert tınılı harflerle (Kâf ve Râ harflerinin baskınlığı) dinleyicide doğrudan bir uyanış ve ürperti uyandırır. Sure, ilk üç ayette sorulu-cevaplı bir anlatım tarzıyla kıyametin büyüklüğünü zihinlere nakşeder. Dördüncü ayetteki “kel-ferâşil-mebsûs” (etrafa saçılmış pervaneler) benzetmesi muazzam bir psikolojik tespittir. Kıyamet günü insanlar, nereye gideceğini bilemeyen, şaşkınlık ve korku içinde bir o yana bir bu yana savrulan küçük gece kelebekleri gibi panik halinde olacaklardır. Beşinci ayette ise yeryüzünün en sarsılmaz unsurları olan dağların, ilahi kudret karşısında direnç gösteremeyerek hallaç pamuğu gibi, atılmış renkli yünlere dönüşeceği bildirilir. Bu dehşetli tablonun ardından asıl adalet sahnesine geçilir: Mizan. Dünyada işlenen her hayır ve şer, ilahi hassas terazide tartılacaktır. İmanı ve salih amelleri ağır basanlar (sekulete mevâzînuh) ebedi bir hoşnutluk, huzur ve cennet hayatına (îşetin râdıyeh) kavuşacaktır. Dünyayı ahirete tercih eden, amelleri boş ve hafif kalanların (haffet mevâzînuh) sığınacağı yer ise “Hâviye”dir. Surede burası için “fe-ümmuhû” (onun anası) ifadesi kullanılır. Nasıl ki bir çocuk korktuğunda anasının kucağına sığınırsa, günahkarların da o gün sığınmak zorunda kalacağı tek kucak, kendilerini yutacak olan derin uçurum, yani kızgın bir ateştir (nârun hâmiyeh).

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kâria kelimesinin tam manası nedir?

Kâria, “vuran, çarpan, kapıyı şiddetle döven” demektir. Kıyamet anında çıkacak o korkunç ses ve sarsıntı, tüm evrenin nizamına şiddetle çarpıp onu yıkacağı için kıyamete bu isim verilmiştir.

2. Surede geçen “Hâviye” ne anlama gelir?

Hâviye, cehennemin yedi tabakasından birinin adıdır. Kelime anlamı olarak “derin uçurum, düşülen boşluk” demektir. İçine düşen inkârcıları ve günahkarları dipsiz bir kuyu gibi yuttuğu için bu ismi almıştır.

3. Kıyamette dağların atılmış yüne benzetilmesi neyi sembolize eder?

Bu benzetme, insanoğlunun dünyada en sağlam, sarsılmaz ve kalıcı gördüğü maddi yapıların (dağlar, kaleler, gökdelenler) ilahi irade karşısında ne kadar dayanıksız ve geçici olduğunu sembolize eder.

[eii post_id=”22608″ theme=”1″]

Mevzi Yorumu

Mevzi Analiz Ekibi olarak kozmik ve teolojik tahlilimiz şudur: Kâria Suresi, bugünün dünyasında her şeyi fiziksel güçten, sarsılmaz zannedilen betonarme şehirlerden ve finansal kulelerden ibaret gören materyalist dünya görüşünü kökünden sarsan ilahi bir manifestodur. Modern insan, üzerine bastığı arzın ve kurduğu medeniyetin ebediyen kalacağını varsayarak kibirlenmektedir. Ancak Kâria bize, tüm bu teknolojik ve coğrafi ihtişamın bir anda “atılmış yün” gibi dağılacağını hatırlatır. Mahşer günündeki “saçılmış pervaneler” tasviri, bugün küresel krizler, savaşlar veya doğal afetler karşısında ne yapacağını bilemeyerek panikleyen insanlığın psikolojik acziyetinin nihai boyutudur. Müslümanların bu suredeki sığınağı ve mevzisi, geçici olan dağlara veya dünyevi güçlere güvenmek değil; mizan günü teraziyi ağır kılacak ihlaslı ameller biriktirmektir. Gerçek istikrar, Hâviye uçurumundan uzak durup rıza makamına ulaşabilmektir.

Dikkatinizi Çekebilir

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir