Göklerin Yeni Hakimi KAAN’da “Süper-Yapay Zeka” Dönemi! – 2026 Testleri Başlıyor
Türkiye’nin savunma sanayiindeki göz bebeği Milli Muharip Uçak KAAN, 2026 yılına sadece bir uçak olarak değil, devasa bir “dijital komuta merkezi” olarak giriyor. 30 Ocak tarihli son teknik raporlar, KAAN’ın yerli insansız hava araçları (İHA/SİHA) ile tam entegre çalışacağı “ANKA-3 ve Kızılelma Kol Uçuşu” testlerinin başladığını gösteriyor. Mevzi Analiz olarak, Türk havacılığındaki bu kritik eşiği inceliyoruz.
KAAN, 5. nesil bir savaş uçağı olmanın ötesine geçerek, otonom sistemlerle kurduğu “dijital bağ” sayesinde dünyada eşi benzeri az görülen bir yeteneğe kavuşuyor. İşte bu akşamın en çok konuşulan savunma detayları:
1. “Sadık Kanat Arkadaşı” (Loyal Wingman) Konsepti
KAAN, artık tek başına uçmuyor. 2026 testlerinde KAAN pilotu, kokpitten aynı anda 3 adet ANKA-3 ve 2 adet Kızılelma’yı komuta edebiliyor. Bu teknoloji, düşman hava sahasında pilotun riskini minimize ederken vuruş gücünü katlıyor.
2. Yapay Zeka Tabanlı Atış Kontrol Sistemi
Yerli mühendisler tarafından geliştirilen yeni nesil yapay zeka, it dalaşı (dogfight) sırasında pilotun üzerindeki yükü %40 oranında azaltıyor. Uçak, tehditleri önceliklendirerek en uygun mühimmat seçimini saniyeler içinde pilota öneriyor.
3. Küresel Yankı: Avrupa ve Orta Doğu Takipte
TUSAŞ’tan sızan son görüntüler ve başarılı motor testleri, özellikle F-35 programındaki belirsizlikler sürerken Avrupa medyasında “Türkiye kendi hava gücü eko-sistemini kuruyor” başlıklarıyla yankı buldu.
MEVZİ ANALİZ
Stratejik Bakış: Savunma sanayii sadece askeri bir güç değil, bir ülkenin teknolojik bağımsızlık ilanıdır. KAAN’ın 2026’daki bu entegrasyon başarısı, Türkiye’yi “oyun kurucu” pozisyonundan “oyun bozan” ve “standart belirleyen” bir konuma yükseltiyor. Mevzi Analiz olarak öngörümüz; bu teknolojinin kısa sürede ihracat potansiyeliyle ekonomik bir devrime de dönüşeceği yönündedir.

