Ana Sayfa Arama
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    ABD ve Venezuela: Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

    Washington’un Karakas stratejisi neden değişti? Petrol, diaspora ve yeni jeopolitik denklem. ABD-Venezuela ilişkilerini Mevzi formatında analiz ettik.

    Washington'un Karakas stratejisi neden değişti? Petrol, diaspora ve yeni jeopolitik

    Mevzi Analiz: Karayip Denklemi – ABD ve Venezuela “Tek Devlet İki Millet” mi Oluyor?

    On yıllardır süren ambargolar, sert diplomatik krizler ve ideolojik çatışmaların ardından, Washington ve Karakas hattında şaşırtıcı bir yakınlaşma yaşanıyor. ABD’nin Venezuela stratejisi, sadece rejim değişikliği odaklı bir yaklaşımdan, “enerji güvenliği ve diaspora entegrasyonu” merkezli yeni bir doktrine evriliyor. Peki, Karayip’in bu iki ucunu birbirine mecbur kılan asıl neden ne?

    Dünya jeopolitiğinde “ebedi düşmanlıkların” yerini “zorunlu ortaklıklara” bıraktığı bir döneme tanıklık ediyoruz. ABD’nin son dönemdeki Venezuela hamleleri, akıllara Türkiye ve Azerbaycan arasındaki o meşhur ifadeyi getiriyor: “Tek Devlet İki Millet”. Mevzi Analiz olarak, Washington’un Karakas hesabındaki bu pragmatik makas değişimini üç temel boyutta inceliyoruz.

    1. Enerji Pragmatizmi: Petrol Siyasetin Üstündedir

    Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji hatlarında yaşanan küresel kırılma, ABD’yi dünyanın en büyük ham petrol rezervine sahip olan Venezuela’ya yeniden bakmaya zorladı. Chevron gibi dev enerji şirketlerinin bölgedeki faaliyetlerinin önünün açılması, Beyaz Saray’ın “ideolojik tutumu” bir kenara bırakıp “arz güvenliğini” öncelediğini gösteriyor. Karakas’ın ağır petrolü, ABD rafinerileri için hala en vazgeçilmez ham madde konumunda.

    2. Diaspora Köprüsü: Florida’dan Karakas’a

    ABD’de yaşayan milyonlarca Venezuelalı, bugün sadece bir göçmen kitlesi değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel bağların en güçlü taşıyıcısı. Florida seçimlerinden ticaret hacmine kadar her alanda hissedilen bu “demografik entegrasyon”, iki ülkeyi sosyolojik olarak birbirine hiç olmadığı kadar yaklaştırdı.

    3. Rejim Değişikliğinden “Birlikte Yaşama” Doktrinine

    Geçmişte Maduro yönetimini devirmek için uygulanan “maksimum baskı” politikası, yerini daha esnek bir müzakere sürecine bıraktı. ABD, bölgedeki Çin ve Rus etkisini dengelemek için Venezuela ile olan bağlarını koparmak yerine, bu bağı kontrol edilebilir bir iş birliğine dönüştürmeyi tercih ediyor.

    MEVZİ ANALİZ

    Jeopolitik Perspektif: Venezuela, ABD için sadece bir komşu değil; enerji ve güvenlik açısından “arka bahçenin” en kritik kalesidir. Bu kalede yaşanan her değişim, Washington’un küresel rekabette elini güçlendirecek veya zayıflatacak bir potansiyele sahiptir.

    Risk Faktörü: Yakınlaşma süreci, her iki ülkedeki iç siyasi dengeler ve insan hakları odaklı eleştiriler nedeniyle her an sekteye uğrayabilir. Ayrıca, Venezuela’nın bölgedeki diğer aktörlerle (Brezilya, Kolombiya) olan ilişkileri de bu yeni denklemin kalıcılığını test edecektir.

    Gelecek Öngörüsü: 2020’li yılların sonuna gelindiğinde, ABD ve Venezuela arasındaki ekonomik bağların, siyasi sınırların çok daha ötesine geçerek hibrit bir bölgesel güç merkezi oluşturması bekleniyor.