2026 Savunma Sanayii İhracat Rekoru: Yerli Motor Hamlesiyle Ambargolar Çöktü!
İhracatta Yeni Bir Şafak Türkiye’nin savunma sanayii ekosistemi, 2026 yılının ilk çeyreğinde tüm zamanların ihracat rekorunu kırarak küresel pazardaki ağırlığını bir kez daha tescilledi. Geçtiğimiz yıllarda SİHA platformları ile yakalanan ivme, artık sadece hava gücüyle sınırlı kalmayıp kara ve deniz sistemlerine de sirayet etmiş durumda. Ancak bu başarının arkasında yatan asıl kahraman, yıllardır “yumuşak karın” olarak nitelendirilen güç gruplarındaki (motor ve transmisyon) millileşme hamlesidir.
Sektörel Kırılma: SİHA’dan Kara Sistemlerine Geçiş Savunma sanayii verilerine göre, ihracatın lokomotifi hala BAYRAKTAR TB3 ve ANKA-3 gibi insansız sistemler olsa da, 2026 itibariyle ALTAY ana muhabere tankı ve TULPAR zırhlı muharebe araçlarının ihracat listelerine girmesi stratejik bir dönüşümü işaret ediyor. Özellikle Orta Doğu ve Güney Doğu Asya ülkeleriyle yapılan milyar dolarlık paket anlaşmalar, Türkiye’nin artık “niş bir tedarikçi” değil, “tam kapasite bir müttefik” olarak konumlandığını gösteriyor.
Mevzi Analiz: Motor Ambargoları Nasıl Etkisiz Hale Getirildi? Savunma sanayiinde en büyük engel her zaman motor tedariki olmuştur. Batılı ülkelerin “örtülü ambargoları” nedeniyle birçok platformun ihracat süreci geçmişte sekteye uğramıştı. Mevzi olarak yaptığımız teknik incelemede, BATU ve UTKU güç gruplarının seri üretim bandına girmesinin bu denklemi tamamen değiştirdiğini görüyoruz. Yerli motor hamlesi, sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda diplomatik bir özgürlük ilanıdır. Artık yabancı bir devletin “izin vermemesi” nedeniyle iptal olan ihracat sözleşmeleri dönemi kapanmıştır.
Küresel Rekabet ve Pazar Çeşitliliği Türkiye, 2026 yılında sadece geleneksel pazarlarla yetinmeyip Avrupa ve Latin Amerika pazarlarında da varlık göstermeye başladı. NATO standartlarında üretilen, ancak maliyet/etkinlik oranıyla rakiplerinden ayrılan yerli sistemler, özellikle teknoloji transferi isteyen ülkeler için ilk tercih haline geldi. Bu durum, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatında yıllık 10 milyar dolar barajını kalıcı olarak aşmasını sağlayacak bir zemin oluşturuyor.
Sonuç: Stratejik Bağımsızlık Sonuç olarak, 2026 rekoru bir rastlantı değil, yıllardır süregelen planlı bir stratejinin meyvesidir. Yerli motorların entegrasyonuyla birlikte, platformların yerlilik oranı %90 seviyelerine yaklaşırken, bu durum hem kârlılığı artırıyor hem de Türkiye’nin jeopolitik elini güçlendiriyor. Mevzi, bu yükselişi teknik ve stratejik detaylarıyla takip etmeye devam edecektir.
Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları
1. Türkiye’nin 2026 savunma ihracat hedefi nedir? Türkiye, 2026 yılı sonunda toplam savunma ve havacılık ihracatında 10 milyar doları aşmayı ve küresel pazar payını %5’in üzerine çıkarmayı hedeflemektedir.
2. Yerli motor projeleri (BATU ve UTKU) hangi araçlarda kullanılıyor? BATU güç grubu ALTAY ana muharebe tankı için, UTKU güç grubu ise TULPAR ve Firtina gibi zırhlı paletli araçlar için geliştirilmiştir. Bu motorlar 2026 itibariyle seri üretimle ihraç edilen araçlara entegre edilmektedir.
3. Savunma sanayii ihracatında en çok hangi ülkeler başı çekiyor? 2026 verilerine göre Katar, BAE, Suudi Arabistan ve Azerbaycan ana pazarlar olmaya devam ederken; Polonya, Endonezya ve Ukrayna gibi ülkelerle olan ticaret hacmi rekor seviyelere ulaşmıştır.
4. İhracat artışı yerli kullanıcı (TSK) için ne anlama geliyor? Yüksek ihracat hacmi, birim maliyetleri düşürerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) daha modern sistemlere daha uygun maliyetle ve daha hızlı ulaşmasını sağlamaktadır.

